Doğru Tercih
Ana Sayfa | DT Programları | dogrutercih.tv | Hakkımızda | İKÜ
Doğru Tercih

Bir Başarı Öyküsü

Bir Başarı Öyküsü

Sevgili Arkadaşlar;

 

Bu hafta sizlerle  bir başarı öyküsünü paylaşmak istiyorum. Neslihan Yaşar arkadaşımızın hangi zorluklarda sınava hazırlandığını ve nasıl başarılı olduğunu okuduğunuzda şaşıracaksınız. Bu röportajın sizleri de motive etmesini diliyorum.

 

Merhaba Neslihan Hanım,  ilk olarak sizi tanıyalım isterseniz.

Adım Neslihan Yaşar. 1983 Bitlis doğumluyum. İlk ve orta öğrenimim ile lise eğitimimi Bitlis’in Mutki ilçesinde tamamladım. Mutki lisesini 2000 yılında bitirdim ve aynı sene üniversiteye yerleştim. Boğaziçi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nü 2005 yılında bitirdim. Şu an da Marmara Üniversitesi Organizational Behaviour(Örgütsel Davranış) Bölümü’nde yüksek lisansıma devam ediyorum. Aynı zamanda da  Fen Bilimleri Merkezi Dershaneleri’nde rehber öğretmen & psikolojik danışman olarak çalışıyorum.

 

Bitlis’teki yaşamınızı kısaca anlatır mısınız?

Kalabalık bir ailede büyüdüm. Biz yedi kardeşiz. Bir ablam ve de beş kardeşim var. Babam memur, annem ise ev hanımı.  Mutki köy sayılabilecek kadar küçük bir ilçe ve yaklaşık 7 bin nüfusa sahip.  Sosyo – ekonomik düzeyi  düşük olan, eğitimin arka planda kaldığı, sosyal aktivitenin neredeyse olmadığı bir yer olduğunu söyleyebilirim. Hayatım daha çok ev ve okul arasında geçiyordu. Yapabileceğiniz  veya vakit ayırabileceğiniz herhangi bir hobinizi gerçekleştirmek için sunulan hiçbir olanak yoktu. Belki de bu yüzden, okumaktan başka çareniz yok o çevrenin koyduğu sınırlardan kurtulmak için. Ama bu nokta da, şuna da değinmek lazım. Mutki bu profilden yavaş yavaş uzaklaşmaya başladı. Özellikle benim ve arkadaşlarımın üniversiteye yerleştiği dönem sonrası, eğitim almanın önemi bir çok kişi tarafından anlaşıldı.

 

Aileniz hala Bitlis’te mi yaşıyor?

Evet. Ben de üniversiteyi kazanınca ilk kez Bitlis dışına çıktım ve İstanbul’a geldim.

 

Çok küçük bir şehirde büyüdüğünüzü söylediniz. İstanbul da Türkiye’nin en büyük kenti. Kararınızı verirken bu size ne hissettirdi?

Türkiye’nin en küçük kentlerinden birinden en büyük kentine yerleşmiştim bir anda. İlk önce hata mı ettim diye düşündüm. Çünkü babam yakın bir üniversiteye yerleşmemi istiyordu. Bu yüzden de hep Dicle Üniversitesi’ni yazmamı istedi.  Ben de bunun tam tersini yaptım ve kendi tercih listemi kendim oluşturup, listeye İstanbul ve Ankara’daki üniversiteler dışında üniversite yazmadım. İyi bir puan almıştım en iyi üniversitelere yerleşebilirdim. 

 

Ailemden hiç ayrılmamıştım ve bu ilk ayrılık uzun süreli olmanın yanında çok uzakta yaşamamı gerektiriyordu. Bu da elbette çeşitli korkular ve sıkıntılar yaşamama neden oldu. Fakat, ben çok çabuk uyum sağlayarak bu sıkıntıları kısa sürede atlattığımı düşünüyorum.  

 

 

İyi bir puan aldınız ve en çok tercih edilen üniversitelerden birine yerleştiniz. Peki Üniversite hazırlık sürecinizden kısaca bahseder misiniz?

Sınava tamamiyle kendim hazırlandım. İlçemizde dershane yoktu. Dolayısıyla da kendim bir şeyler yapmak durumundaydım.  Bilinçli ve sorumluluk sahibi bir öğrenciydim.  Öss’deki bu başarımda,  bana göre ilköğretimden bu yana derslerime gösterdiğim özenin çok büyük etkisi var. Okula devamsızlık yaptığımı hatırlamam. Yerimden kalkamayacak kadar hasta olduğum zamanlarda bile okula giderdim. Okul derslerime çok düzenli çalışırdım. Bu yüzden de konu eksiğim pek yoktu.  Son yıl konu tekrarları ve test tekniğini geliştirmek için çalıştım daha çok. Kendi kendime bir sistem geliştirip bunun üzerinden gittim. Soru çözmeden önce ne  kadar iyi bildiğim bir  konu olsa bile konu tekrarını yapıp sonra soru çözerdim.  Hiç fen  ve matematik dersi almıyorduk ama ben yine kendim bu derslere çalışmaya başlamıştım ve çalışmalarımın karşılığını  yavaş yavaş alıyordum.

 

Lise eğitiminizi Mutki Lisesi’nde tamamladığınızı ifade ettiniz. Mutki Lisesi gibi genel bir liseden mezun olup, dershane desteği almadan Boğaziçi Üniversitesini kazanmak zor olmalı.

Bazen çok şanslı olduğumu düşünüyorum.  Şu an rehber öğretmen&psikolojik danışman olarak çalıştığım için  başardığım şeyin ne kadar zor bir şey olduğunu yeni yeni anlıyorum. Bu kadar iyi eğitim veren okul varken, bu iyi okullara devam etmenin yanısıra neredeyse dershaneye gitmeyen öğrenci yokken ben tek başıma Boğaziçi Üniversitesi’ni kazanmıştım. Bu elbette zor oldu.

 

Öğretmenlerimiz genelde yeni mezun olup, ilk atamalarında Mutki’ye gelenlerden oluşurdu ki bu öğretmenlerin bir çoğu zorunlu hizmetlerini tamamlayıp, tayin istiyorlardı. Bazı derslerin branş öğretmenleri yoktu. Bu yüzden de  bu derslerimiz boş geçerdi. O dönemlerde yaşanan terör olayları da çok yoğun bir şekilde hayatımızda idi. Dolayısıyla, doğudaki bir çok il gibi, Bitlis’te de öğretmen sıkıntısı yaşanıyordu. Haklı olarak  tanımadıkları bir ilde bu tarz olaylar oluyorken öğretmenler de gelmek ve orada yaşamak istemiyorlardı.

 

Bunun yanında, ÖSS bize çok yabancı bir sınavdı. Bizi bilinçli bir şekilde yönlendirecek hiç kimse yoktu. Sistemi tamamen kendimiz çözmek durumundaydık. Öss nasıl bir sınavdı, nasıl hazırlanmak gerekiyordu, bölüm tercihleri nasıl yapılırdı, hangi bölümler vardı? Bunları bile bilmiyordum. Ve hatta lise son sınıfa kadar Boğaziçi Üniversitesi’ni bile tanımadığımı rahatlıkla söyleyebilirim.

 

Üniversiteye hazırlandığınız dönemde ne gibi sıkıntılarla karşılaştınız?

2000 yılında üniversiteye yerleştim. Genelde düzenli çalışırdım. Ama lise sonda okurken en küçük kardeşim bir rahatsızlık yaşadı. Bu yüzden de yaklaşık bir ay hastenede kaldı. Bu dönemde de kardeşlerimle  ve evle ben ilgilendim. Annem ve babam kardeşimin yayında Diyarbakır’da kalıyorlardı. Ablam da anadolu lisesinde yatılı okuyordu.  Bu rahatsızlık döneminde çalışmalarım biraz aksadı. Ama sonrasında toparladım. Bitlis’te çok kar yağar bazen metrelerce karın yağdığı olur. Bu yüzden de büyüdüğüm ilçe ile ili birleştiren yola çığlar düşer zaman zaman ve bu çığlar da uzun süreli elektrik kesintilerine sebep olur.  Üniversiteye hazırlandığım sene bu kesintilerle yine karşılaştık. Bazen bir hafta bazen de yaklaşık bir aylık elektrik kesintileri arasında sınava hazırlandım. Bu yüzden de sınavı kazanmamı sadece son yıldaki çalışmama bağlamıyorum. Çünkü lise son da düzenli çalışmaya çalışsam da çalışmalarım bu  gibi sebeplerle bölündü.

 

Bunun yanında, kaynak sıkıntısı da yaşadığımı söyleyebilirim. Benden bir sene önce ablam sınava hazırlanmıştı. Bende hazırlık sürecinde bir kitap bile almadan, ablamdan kalan kitaplarla hazırlandım.

 

 

Rehberlik ve Psikolojik Panışmanlık bölümü bilinçli bir tercih miydi?

Bölüm kararım lise son sınıfın ilk yarısına kadar net değildi. Ama öğretmenlerimden birinin desteği,  hem bölüm  hem de üniversite tercihimde çok etkili oldu ve ben kararımı verdim. Psikoloji okuyacaktım. Babam da okuyacağım bölümün Eğitim fakültesi bünyesinde olmasını istiyordu daha kolay iş bulacağımı düşündüğü için. Ben de bu yüzden  kendi istediğim bir bölümü, babamı da mutlu ederek yazdım. Tercihlerimin neredeyse tamamını Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’yle doldurdum ve ilk tercihim olan bölüme yerleştim. Bu bölüme de dereceyle girdiğim için yerleştiğim üniversiteden başarı bursu aldım

 

 

Yerleştirme sonuçları açıklandığında ne hissettiniz?

Boğaziçi Üniversitesi’ne yerleştiğim haberini ablamdan aldım.   O anı çok net hatırlıyorum. Sevinememiştim ya da hissiz olduğum anlardan biriydi. Öylece dikilip tepki vermediğimi hatırlıyorum. Tek başıma, hiç bilmediğim, kötü haberleriyle ünlü ve ailemden çok uzakta bir kentte yaşayacaktım. İngilizce eğitim veren bir okulda okuyacaktım ama ben hiç hayatımda ingilizce dersi almamıştım. Bunun gibi bazı korkularım vardı ve duygularım da biraz karışıktı. Ama omuzlarımdan da büyük bir yük kalkmıştı, çünkü herşeye rağmen istediğim bölüme ve üniversiteye yerleşmiştim

 

 

Bu hazırlık sürecinde sizi başarıya ulaştıran en önemli nokta size göre neydi?

ÖSS’de başarılı olmamı sağlayan en önemli noktalardan biri düzenli çalışmam ve tekrarlarımı düzenli yapmamdı bana kalırsa. Sadece ÖSS’ye hazırlanırken değil, bütün ilk ve orta öğretim hayatım boyunca aslında bu şekilde çalıştım.  O yüzden de lise son benim için zor bir yıl olmadı. En azından çok kaygılı bir dönem geçirmedim. Bunun yanında, hedefiniz varsa ve gerçekten bu hedefe her koşulda ulaşmak istiyorsanız, elinizden geleni yapıyorsunuz. 

 

Aileniz size bu süreçte nasıl destek oldu?

Ailem eğitim konusunda çok bilinçliydi.  Babam, okumaya devam etmemiz konusunda maddi ve manevi her türlü desteğini eksik etmedi. Tutucu ve eğitim konusunda bilinçsiz bir toplumda, babamın bize bu kadar destek olması başarımızdaki en önemli etkenlerden biri bence.

 

Bir rehber öğretmen olarak öğrencilere önerileriniz neler ?

Bir rehber öğretmen olarak, öğrencilerimle paylaştığım en önemli şeylerden biri, hedeflerinin olması gerektiği. Hedefi olmayan birinin başarılı olması neredeyse imkansız. Her insanın,  kendini bile şaşıtabilecek potansiyele sahip olduğuna inanıyorum. İnançla ve azimle yola çıkanın yolda kalmayacağına, ulaşmak istediği noktaya ulaşacağına da biliyorum. Belki de bu yüzden, geriye dönüp baktığımda gerçekten istediğim ama başaramadığım hiçbir şey olmadığını görüyorum. İnandığım, istediğim herşeyi yaptım diyebiliyorum. Bu da bana gelecekteki hedeflerim için güç veriyor.

Cihan YEŞİLYURT

Yazı Sahibi

2008-04-18' da eklendi.
10793 kez okundu
0 kez tavsiye edildi
Yazdır
Favorilere Ekle
Tavsiye Et

Facebook' a Ekle
Technorati' ye Ekle
Digg' e Ekle
Google' a Ekle
Delicious' a Ekle
Yahoo' ya Ekle
SU' na Ekle

Etiketler :
2008 ÖSS Dönemi
2008 Köşe Yazıları
Yazarın Diğer Yazıları

Doğrutercih © 2013. Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Bu sitedeki çalışmaların tümü İstanbul Kültür Üniversitesi'nin bilimsel desteği ile gerçekleştirilmektedir.   Bize Ulaşın