Yeni dönem başladı. Geçen dönemin yoğun baskısını atlatamayanların geçen sezonlarının devamı, sezona ilk kez
başlayanların ise tedirginlikle başladığı bir sezon. İlk başlarda hevesle başlanır, ilk rehberlik toplantıları yapılır.
Öğrencilerin ne istediği ve bu istediğine ulaşmaları için neyin yapılması gerektiği birkaç gün!!! veya bir haftada!!! saptanmaya çalışılır. Büyük olasılıkla da görüşülen öğrencilerin istisnasız tümünden; misal hafta da 500-Türkçe 500-Tarih 500-Coğrafya 500-Matematik sorusu çözmeleri istenir.
Yaşıt olan öğrenciler bunu başladıkları hevesle uygulamaya çalışırlar. Bazen de ilginçtir bu hedefi tutturamayan öğrencilerin çözeceği soru adetlerine çareli çözüm üretmek için, düşünürler.
"Anlıyorum haklısın, o saatte uykun geliyor," Veya
"O zaman o programı izleme, tekrarlarını izlersin, olmazsa çözülecek soru adetlerini biraz daha düşürürüz" deniyor.
Ne yazık ki yaklaşım budur. Gerçek de budur. Hiçbir şey dışarıdan söylenildiği gibi değildir. Görüldüğü değil söylenildiği gibi bunlar da doğru değildir. Kim ne derse desin, yanlış çoktur ama doğru bir tanedir. Amaç; yanlışlar içerisinde en doğru olanı bulmak olduğu zaman, yine yanlış olacaktır. Çünkü doğru tektir.
Bu yönde adet soru çözüm odaklı mantık, tutarsızdır.
Bir reçetenin hangi gün, hangi konudan, hangi saatte, (Güncel yaşam tercihleri göz önünde bulundurarak), nerede ve nasıl bir düzenle kaçar tane…şeklinde olması gerekir.
Bir insana en iyi çalışma şeklini sunmak için, o insanın; psikolojik, karakteristik, uyumlu-kanalize olduğu alanı, sosyo ekonomik yönlerini iyi bilmek ve belirlemek gerekiyor. Bu ise bir iki ön görüşmeden ziyade!!! daha uzun bir zaman istemektedir.
O zaman? O zaman, tutarlı davranmak lazım. Önceki adetçi soru çözüm mantık, öğrenciyi şuraya götürüyor; Örneğin, üçgende benzerlik konusu bu gün işlendi, hemen testlerdeki tüm üçgende benzerlik soruları çözüldü, soru bankalarındaki tüm üçgende benzerlik sorusu ile dergide ki tüm üçgende benzerlik soruları da çözüldü. Güzel. Sonra, ilerleyen haftalarda ve aylarda bu geometrik konulara yeni konular eklendi. Diyelim ki 3-4 ay sonra çember konusu işlendi ve tekrar tüm çember soruları çözüldü. İyi bu da güzel.
Ertesi gün ÖSS deneme sınavı yapıldı, konulu soru bilgi sıcak olduğundan dolayı çember soruları takır takır çözülür, üçgende benzerlik soruları ise temizdir, çözülmez doğrusu çözülemez. Çünkü; o konuya bakılmamış veya o konuya bakılmış ama tüm sorular çözüldüğünden çözülecek soru yok!!! Konu ve formülleri unutulmuş. Dolayısı ile konu tekrarı yok.
Şimdi, bir soru bankası hayal edin; ilk 20 sayfası üçgende benzerlik soruları ile dolu. Her sayfada önlü arkalı 20`şer soru olsa, toplam 400 soru yapar. Tüm hepsi birden değil, üçgende benzerlik konusu için ve diğer konular için Her gün her konudan 2 veya kabaca 3 soru çözülse toplam 400 sorulu olan bir konu ( misal üçgende benzerlik ); ortalama 150 günde çözülür.
Yani bir konuyu sıkılmadan, bıkmadan, isteyerek çözmek ve bu sistemi, tüm konulara uygulamak, her bir konuyu, soru modelini, soruş şeklini ve de çözüm pratiğini pekiştirerek 150 kere tüm konuları tekrar etmek demektir. (150 kere) …. Az düşünmek bazen insanı doğru yola sevk eder. Ve bu bir yaşam biçimdir. Kişiden kişiye değişen, değişip dönüştüğü ölçüde kalitesi artan yaşam, önemli fedakarlıklar gerektiyor. Çalışmak gibi, sınav gibi,… Siz hayata bir hayat verirseniz, hayatta size bir hayat verir..