Öğrenciler kim bilir hangi haller içerisindeler.Üniversite gezmekten yorgun mu düşmüşler ?, uykularından uyandırıldıkları için rahatsızlar mı?,ebeveyni ikna çalışmaları acaba hangi aşamada?,özledikleri tatil geldiği ve hiçbir şey yapamadıkları için yoksa kendilerine mi kızmaktalar?, ben derslere bu kadar çalışmadım ki şimdi ne gerek var başarı sıralamalarına mı diyorlar?Aklını biraz ileriye yormak isteyen birçok öğrenci gerçekten bin bir halin yaşandığı,kafaların karmakarışık olduğu bir dönem yaşamaktalar bu günlerde.
Tercih dönemlerinde bizim klasik olarak adlandırdığımız sorular vardır. Bu sorulardan biri, bu satırların yazımı öncesinde tekrar soruldu: Üniversite mi bölüm mü? Bu, herkese göre değişen bir cevabı içinde barındırır, o yüzden genç sorar da sorar, ortak bir akıl bulmaya çalışır. Karışık aklını berraklaştırmak için güvendiği insanların tecrübelerinden yararlanmaya çalışır. Öğrenci bilmelidir ki tüm sorduğu sorulara aldığı cevapları bir yerlerde saklayıp, kendi istek, yetenek ve ihtiyaçlarına göre cevapları bir süzgece tabi tutmalıdır. Tabi öğrencinin hayattan ne beklediğine göre süzgeç aralıkları daralabilir ya da genişleyebilir.
Bu dönemde bence dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de öğrencinin gerçekten alternatiflerini iyi görebilmesidir. Çünkü öğrencilerin tercihleri hakkında konuştuğumuzda, sene başından itibaren belli bölümlere adeta kendilerini adadıklarını ancak yeterli puanı alamadıklarında da kendilerini dış dünyaya kapadıklarını gözlemlemekteyiz. Bu dönemde sakin olup, bir bölümünün gelecekte alabileceği konumu da düşünmeye çalışarak öğrenci kendisine meslek içinde yer açmaya çalışmalıdır. Çünkü gelecek artık, var olanı en iyi, kimin, nasıl kullandığı, yaratıcı, pratik ve parlak fikirlilerin elinde olacaktır. Klasik İnsan Kaynakları yaklaşımları bile bu dönemde sorgulanırken, yeni meslek alanları ve nerdeyse mikro düzeyde uzmanlık alanları geliştikçe siz gençler kendinize gelecekte bir sayfa açtırmalısınız. Nasıl mı? Nasıl sorusu eğer aklınıza geldiyse bir yerlerden başlamışsınız demektir…
Tercih kılavuzu ve kontenjanlarını incelerken bakmış olduğunuz bölüm, puan ve kontenjan gibi özelliklerin dışında da kafanızda o anda kendinizle ilgili acabalar olmalıdır. Şöyle ki; üniversite veya bölüm kılavuz üzerindeki bir iki kelimeden ibaret bir yaşamı içermez. Kılavuz incelenirken‘evet ben bu bölümü kazanırım ya da giderim, il dışında da okurum’ demek, öğrencinin kendi sınırını göz ardı etmesi anlamında sağlıklı bir tutum değildir. Hayatı boyunca tatillerde bile ailesinden ayrı kalmamış bir öğrencinin, hakkında hiçbir fikri olmadığı bir yere gidip uyum sağlamasının ne kadar zor olduğunu hatta sene ortasında sıcak yuvasına geri döndüğünü biliyoruz …Bu yüzden zordur tercih edişler ya da edemeyişler….
Tüm tercih sıralamalarınızı bitirdikten sonra sanki başvurunuzu yapmış gibi bir iki gün daha bekleyebilirsiniz. Hemen formunuzu verip dinlenmek istiyor olabilirsiniz ancak bu bir iki günlük benim ‘dinlendirme’ ya da ‘soğutma’ olarak ifade ettiğim anlarda kimi öğrencilerin sıralamalarını daha sakince ve içlerinden geldiği gibi düzenlediğini fark ettim. Genelde o bir iki gün içinde de eğer öğrencinin kafası çok karışık ise hiçbir şey yapmamasını özellikle öneririm. Evet, çok kolay olmasa gerek hiç bir şey yapmamaya çalışmak, ancak öğrencinin kendisini biraz daha konu dışında tutması, tercihlerinin yerine oturması açısından bu kısa süre ona önerilebilir.
4 Ağustos tarihine kadar tercih sürecinizin devam ettiğini hatırlatarak, herkese kolay gelsin diyorum. Bu sürede sizlere gerek randevulu görüşmelerinizde gerekse sorularınızın cevaplanmasında elimizden gelini yapmaya çalıştığımızı da ifade etmek istiyorum.
Dinlendirilmiş Not: Sınav sonuçları yine benzer şekillerde açıklandığında, bende geçen senelere benzemeyen tepkiler oluştu. Sınava tekrar girip farklı sıralamada da olsa yine derece yapan öğrenciler ve karşısındaki kurumların ilişkileriydi bendeki tuhaf tepkinin nedeni. İşte, memleketimden derece manzaraları…
Umuyorum ki, öğrencilerimiz ve saygıdeğer kurumlarımız gelecek yıllarda da bizlere isimlerini elde ettikleri diğer başarılarla hatırlatırlar…