Bir ülke düşünün; yap boz gibi eğitim sistemi olsun, bir üst kuruma geçiş aşamasında güvenirliğin sonsuz olması gereken bir sınav yapısı ile canının istediği şekilde oynayabilsin. İnsan yaşamına bu kadar az değerin verildiği bir ülkede bir nesil çöpe atılmış kimin umurunda acaba?
Sınav üzerinde herkesin rant peşinde olduğu ülkemizde çocuklarımızı düşünen; gerçekten düşünen kaç yönetici olduğunu sormak istiyorum.
ÖYS,OKS, SBS, ÖSS,OGES, OLGUNLAŞMA SINAVI, İNGİLİZ MODELİ...
Her yıl mı tartışılır bir sınavın yapısı?
Önceki uyguladığınız güvenilir değildiyse o öğrencileri nasıl bir adalet duygusu içinde üniversiteli yaptınız ya da yıllarca dershaneye gitmek zorunda bırakıp açıköğretim fakültesinin kaybolup giden öğrencilerinden biri haline nasıl getirdiniz?
9.sınıfta seçtiğiniz okul, 10.sınıfta seçtiğiniz alan sizin 4 yıl sonra okuyacağınız yükseköğretim programını belirleyecek ana etken; tabi siz mezun olana kadar sınav sisteminde değişiklik olmaz ise. Çok değil 1999 yılından önce hangi alandan veya hangi okuldan mezun olduğunuz değil, sizin ÖSS ve ÖYS’de gösterdiğiniz başarı sizi bir üst yükseköğretim kurumuna ulaştıran ana yollardı.
1999 yükseköğretime geçiş tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Ortaöğretimden mezun olduğunuz alan sizin hangi yükseköğretim bölümünde okuyacağınızın ana belirleyicisi oluvermişti. Okul başarısının etkisi daha da artırılarak bazı okulların bol kepçeden başarı! dağıtmasına sebep olmuştur. 1999 yılından önce kredili sistem uygulanan ya da uygulanmaya çalışılan okullarımızda, herhangi bir alandan mezun olan öğrencilerimiz bu sistem içinde istedikleri bölümü okuma şansını tümden kaybetmişti. Örneğin kredili sistemde, sistemin içinde bulunan aksaklıklar ve uygulama hataları yüzünden spor bölümünden mezun olan bir lise mezunu aday istediği bir bölümü asla okuyamayacaktır.
Aynı durum meslek liseleri içinde geçerli. İletişim meslek lisesinde eğitim gören yetenekli pırıl pırıl öğrencilerin 4 yıllık iletişim fakültelerini kazanma şansları bulunmamaktadır.
Peki nasıl düzelecek bu aksaklıklar?
Eğitim hakkı engellenen binlerce genç nasıl bu ülkeye güvenecek?
Yarınımız emanet ettiğimiz gençlerimiz nasıl olacak da bu hayat içinde var olabilme mücadelesini verebilecek?
Her gün bir açıklama yapılır oldu sınav sistemi hakkında; artık kimse inanarak dinlemiyor yetkilileri.
Bu büyük bir sorun bence; böyle önemli konulara dahi sessiz kalıyorsak, ümitsizliğin son perdesindeyiz demektir.
Gençlerimiz hala her şeye rağmen içlerindeki umut kırıntıları ile okullarında dershanelerinde çılgınlar gibi soru çözmeye, sınava 1,5 ay kala devam ede dursunlar, birileri nasılsa “Biz ne yapalım da daha fazla genci eğitimsiz bırakalım” diye çalışmalar yapmaktadırlar.
Ama biz yinede güvenelim büyüklerimize; vardır elbet bir bildikleri…