Anaokulu öğrencileri, ilköğretim öğrencileri, ortaöğretim öğrencileri, -Arada ÖSS öğrencileri- , daha sonra üniversite öğrencileri vardır.
4 öğrenci kategorisinden hariç, sistemin olağan bir şekilde oluşturduğu, olağanüstü ÖSS öğrencilerinin bir çoğunun sınavı iyi geçmiştir.
Ancak üniversitelerin kontenjanları da bellidir. Yine 1.000.000 küsur öğrenci açıkta kalacaktır. Her ne kadar sınav iyi geçmiş olsa da birileri bir yerlerde daha fazla net yapıp belki önünüze geçmiştir.
Belki de siz öndesinizdir de yanlış bir tercihinizden ötürü, öncelik hakkınızı arkanızdakine verebilme becerinizi hüner olarak hayatın kırılma noktasında deneyebilirsiniz.
Ama kuzey kutbunda kırılarak engin okyanusa katılan ve okyanusta eriyen kırılmış buz parçalarının bir daha eskisi gibi orijinal haline döndüğünü henüz kimse görmemiştir.
Sınav sonuçları açıklandığında kazananlar zaten kazandı. Ya kazanamayanlar?
Herkes onlara;
- Sen hala kazanamadın mı?
- Kazanamazdın ki zaten?
- Kaç senedir okuyorsun hala bir şey yapamadın mı?
- Senden hiçbir şey olmaz ki… diyeceklerdir.
Bu insanlara kızmak mı gerekiyor, kızmamak mı?
Onlar kendi yaşadıkları, sabahtan akşama kadar ezildikleri iş yerlerinde; sizin de ezilmenizi istemiyor olabilirler.
Ya da kendi kapasitesi ve çapıyla hiçbir şey yapamadığı veya kendisinin çok yakınları bir güzel merdiven çıkamadıkları için, sizin de bir şey elde etmenizi istemeyip, ayağa her kalkışınızda sırtınıza yük vermekten hoşlanıyor da olabilirler.
Bunlar yaşamda her gün, hatta şu an bile var.
Sınavı kazanmak tabi ki önemlidir. Sınavı kazanamamak da önemlidir. Sonuçta kimin ne olduğunu anlıyorsunuz.
Piyango sınavı kazanmak değildir.
Piyango, sabah uyanacağını bilmeden gece yatmak ve sabah uyandığında aldığın nefese; Yere basan ilk ayağınla TEŞEKKÜR, sonra ki ayağınla EDERİM demektir….