Doğru Tercih Logo Facebook 'a Ekle
Doğru Tercih Cafe
Doğru Tercih'de Ara Üniversiteler'de Ara Web'de Ara

! ! ! D İ K K A T ! ! !
Sitemizde yer alan programlar 2008-2009 öğretim yılına aittir, veriler güncellik taşımamaktadır. Sadece fikir edinmek amacıyla kullanmanızı tavsiye ederiz.

“ÖSS KALKACAK” MI ACABA ???

Mehmet Onur Yüncüoğlu

Sayfayı Yazdır | Bildir.net 'e Ekle | Facebook'a Ekle

Yazarın Önceki Yazıları

» GIDA MÜHENDİSİ AŞÇI DEĞİLDİR !!!
» “ÖSS KALKACAK” MI ACABA ???
» Yerlerde Gezen Hatıralar

Doğru Tercih Yazarlarının Önceki Yazıları

» Karla Karmaşık Bir Hava
» Bir Başarı Öyküsü
» Üniversiteli Olma Yolunda Ek Kontenjanlar
» Tercihler İçin Son Hatırlatmalar
» Tercih Dönemi Halleri - 2
» Tercih Hataları
» Hayallerim ve Tercihlerim
» Herkesin Üniversiteli Olma Şansı Var
» Kendi Yaşamım Ve Meslek Seçimi
» Tercih Dönemi Konuşmaları - 1
» İş Dünyası Hangi Mezunları İşe Alıyor?
» 145 ile 165 Şans Mı?
» Kısa Bir Mola
» Netler Azaldı Taban Puanlar Düşecek
» Organize İşler
» Bir Sınav Daha Bitti
» 2008 ÖSS Sorularının Yorumu
» Sınav Anında Nelere Dikkat Etmeliyiz
» Çocuklar İnanın
» Beklenen Zaman Geldi

Doğru Tercih Café Yazarlarının Önceki Yazıları

» 2008`den 2009`a Doğru Yaşananlar
» Bir Kere Sevilirsin
» 2009’da -ve Daima- Umutla...
» Issızlaşmayan Aşk
» Bir Günlük Masal
» Deneme Çözmek
» Kan Kokusu,Gözyaşı,Dualar...
» Yağmur Saati
» Üçgende Benzerlik
» Gizemli Gece
» Asla
» Fısıldanan Sözler
» Kazanamadık
» Mutlu Son
» Tatil Rüyası
» Kitap Kurdunun Serüveni
» Sınavı Kazanamayanlar
» Hoşgeldin Dünyaya
» Sadece Çiçek
» Hayattaki Seçimlerimiz

Dün (31 Ocak 2008) haber saatinde, adına “magazin” denen tüketim toplumu ve reyting ürünü nevaleden farklı, gerçekten "haber" diyebileceğimiz (!) bir program bulabilmek için televizyon kanalları arasındaki rutin gezintim sırasında, ekranın altında şok etkisi yaratan bir yazı gördüm:

BAKAN ÇELİK`TEN `ÖSS KALKACAK` MÜJDESİ

Gerçi Sn.Hüseyin Çelik 2003’ten beri sık sık ÖSS’ye ne kadar karşı olduğunu söyleyip duruyordu. Ama bu sefer bir fark vardı; haber “müjde” şeklindeydi. Hemen kumandaya saldırıp sesini açtım televizyonun:

 “Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, yakın zamanda Öğrenci Seçme Sınavı`nın (ÖSS) kaldırılması ve ilköğretimde olduğu gibi her yıl Seviye Belirleme Sınavı (SBS) yapılarak yüksek öğrenime öğrenci alınmasıyla ilgili YÖK`le görüşeceklerini belirtti”

Cümlenin (haberin) başından beri tuttuğum nefesimi artık bırakabilirim. Nefesimi tuttum, çünkü bu çok önemli bir haber, büyük bir değişiklikti. Ama cümlenin sonundaki “görüşeceklerini belirtti” ifadesi bu projenin henüz (gene/hala) teori aşamasında olduğunu anlamama yetti.

“Bakan Çelik, üniversitelere giriş için ÖSS yerine, ilköğretimde olduğu gibi her yıl SBS (Seviye Belirleme Sınavı) benzeri bir sistemin getirilmesiyle ilgili tartışmalara değindi. SBS` nin yüksek öğrenime adaptasyonuyla ilgili olarak Bakan Çelik, üniversiteye giriş yetkisinin MEB ile birlikte YÖK`e verildiğini hatırlattı ve bugünkü ÖSS sisteminin doğru olmadığını hem öğrenciler, hem öğretmenler, hem de YÖK`ün kabul ettiğini vurguladı.”

Ben gene de son ifadeden etkilendim. Öğrenci ve öğretmenlerin, hatta velilerin, ve hatta biraz düşünebilen herkesin bu yöntemin çok doğru olmadığını anlaması zor değildi aslında. Beni şaşırtan ise bunu YÖK’ün de “bilmesiydi” (Madem biliyor, bu yanlışa bu kadar sene, bile bile niye devam etmiş ki?).

Bakan Çelik, “Eğer ÖSS sistemini ilköğretimde uyguladığımız SBS’ ye benzetirsek, ki hükümetimizin programında bunun böyle olacağı ifade edilmektedir, o zaman `hayat eşittir 180 dakika` olmayacak. O zaman bu yükü yayacağız. 100 kiloluk bir yükü gencimizin sırtına birden vermeyeceğiz. `Sen bunu 30-30-40 kaldır` diyeceğiz" dedi.

Seçilen ama yerleştirilemeyenler

Haber bitti, televizyonun sesini kıstım ve  kendi sınava girdiğim zamanı düşünmeye başladım. O zamanlar ÖSS ve ÖYS den oluşan iki aşamalı, öğrencinin önce seçilip sonra yerleştirildiği bir sistem vardı. Öğrenci Seçme Sınavı ile seçilmesine rağmen Öğrenci Yerleştirme Sınavı ile bir yerlere sığdırılamayan, yerleştirilemeyenleri düşündüm. (Sen seçilmiş insansın ama her seçileni yerleştirecek kadar yerimiz yok, seçili seçili evinde otur, seneye bakarız)

Değişmeyen tek şey değişimdir

Hızla geçen düşünceler arasında kafama bazıları takıldı; demek ki akılda yer etmiş… Sadece ÖSS olmak üzere sistemin tek sınava indirildiği 1999 yılı ve bu yıl trajikomik bir şekilde soruların çalınmasının ardından sınavın ertelenmesiydi bir tanesi. Sonra öğrencilerin lisenin son senesinde sağlık raporu alarak okul yerine dersanelerde dirsek çürütmelerine ne demeli? Ama onların da bu konuda suçu yoktu, çünkü lise son sene müfredatında olmasına karşın,  ÖSS’de çıkmayacak konular işleniyordu. Ve nihayetinde şu an uygulanan okul müfredatından konuların da yer aldığı sınav sistemine geçilmesi. Değişmeyen tek şey değişimdi ve sistem neredeyse tamamen değişmişti…

Bu kadar çok değişiklik ilk bakışta kafa karıştırıcı, can sıkıcı geliyordu. Ama yanlışların geç de olsa anlaşılması ve biraz can çekişerek de olsa değiştirilmeye çalışılması güzel değil miydi? Hele de ülkemizde yaşam koşullarının (ve öğrenim olanaklarının) herkes için hiç de eşit olmadığını göz önünde bulundurursak, bu işin artık kaliteli ve modern bir standarda oturtulmasının zamanı gelmemiş miydi? Konuya bu açıdan yaklaşınca haberde yer alan yeni uygulamanın başarılı olabileceğini düşündüm ve öyle olmasını temenni ettim.

Peki ya kurbanlar ? Ya sorumlular ?

Peki bu sancılı değişimin , deneme-yanılma sürecinin kurbanları kimlerdi? Buyrun birlikte bakalım :

  • değişimi takip etmeye ve ona göre hazırlanmaya çalışan, ama değişimi takipte geride kalanlar
  • hayatının kişilik gelişimi açısından en kritik döneminde kendini tanıyamayan, yetenek, beceri ve eğilimlerinin farkına varmak yerine sistemle cebelleşenler
  • yukarıdaki ortamda kendine göre doğru bir meslek seçtiği tartışma götüren mağdur kuşaklar

 Onlara bunun hesabını kim verecekti? Burada tek maddemiz var; buyrun…

 Hiç kimse!

Ne kimse geçen zamanı geri getirebilir, ne de o kuşaktakiler birilerini sorumlu tutabilirler. Devir bu, ülke koşulları bu, malzeme bu! İster kader deyin, ister birilerini suçlayın, bir şey değişmez. Olanları değiştiremeyeceğimize göre artık bize düşen ders almak, aynı hataları yapmamak. Belki bu yeni gelmesi planlanan sistemin başarılı olması için dua etmekle başlayabiliriz işe. Belki de bu yolları daha önce yürüyenlerin tecrübelerine daha iyi kulak vermeliyiz. Belki de en iyisi kişisel gelişimimizi, gelecek planlarımızı ve yaşam seçimimizi sadece okulda öğrendiklerimize ve içinde döndüğümüz çarka bırakmamalı, biraz da kendi sorularımıza kendimiz cevap bulmak için çabalamalı ve hayatımız ellerimizle şekillendirmeliyiz.

İnsanın yaratılan en akıllı varlık olduğuna -ve bunun çok az bir kısmını kullandığımız bilim adamları tarafından ispatlandığına- göre, sizce de artık önce kendimiz (sonra daha iyi bir düzen) için daha çok okumanın ve düşünmenin, mevcut potansiyeli zorlamanın vakti gelmedi mi?

Ve ikinci yazının son sözü:

Sen kendine sahip çıkmazsan, kimse sahip çıkmaz…

 



Mehmet Onur Yüncüoğlu


mehmetonur@yahoo.com

Bu Sayfayı Yazdır

Eklenme Tarihi : 2008-02-06 05:59:49
Değişiklik Tarihi : 2008-02-06 05:59:49
Okunma Sayısı : 6575

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
İkü Bu sitedeki çalışmaların tümü İstanbul Kültür Üniversitesi'nin bilimsel desteği ile gerçekleştirilmektedir... Tasarım ve Programlama Ejder Bilişim