Doğru Tercih Logo
Özel Arama

Öss Efsaneleri

Öznur TUFAN

Sayfayı Yazdır | Bildir.net 'e Ekle | Facebook'a Ekle

Yazarın Önceki Yazıları

» Tercih Dönemi Halleri - 2
» Tercih Dönemi Konuşmaları - 1
» Organize İşler
» Çocuklar İnanın
» Değişen Bir Şey Yok
» İçinizden Ne Geliyorsa
» İnadına Üniversite...
» Rehber Danışmanlara...
» Çalışmak İçin Ne Bekliyorsun?
» ÖSYS Kılavuzundaki Değişiklikler
» HA ÖSS HA Seviye Belirleme Sınavı !
» 2008 ÖSS Başvuruları Yakında
» Büyüyünce Ne Olacağım?
» Hoşgeldin Öss
» Öss Efsaneleri
» Hayal Bile Kuramıyorum...

Doğru Tercih Yazarlarının Önceki Yazıları

» Üniversiteli Olma Yolunda Ek Kontenjanlar
» Tercihler İçin Son Hatırlatmalar
» Tercih Hataları
» Hayallerim ve Tercihlerim
» Herkesin Üniversiteli Olma Şansı Var
» Kendi Yaşamım Ve Meslek Seçimi
» İş Dünyası Hangi Mezunları İşe Alıyor?
» 145 ile 165 Şans Mı?
» Kısa Bir Mola
» Netler Azaldı Taban Puanlar Düşecek
» Bir Sınav Daha Bitti
» 2008 ÖSS Sorularının Yorumu
» Sınav Anında Nelere Dikkat Etmeliyiz
» Beklenen Zaman Geldi
» Sınav Sırasında İzlenecek Strateji
» ÖSS Öncesi Son Taktikler
» Sınav Yaklaşırken
» Meslek Tercihi Profili Araştırması
» 2007 ÖSS SAY-2 Türkiye 1.si İle Röportaj
» Her Son Yeni Bir Başlangıçtır

Doğru Tercih Café Yazarlarının Önceki Yazıları

» Fısıldanan Sözler
» Kazanamadık
» Mutlu Son
» Tatil Rüyası
» Kitap Kurdunun Serüveni
» Sınavı Kazanamayanlar
» Hoşgeldin Dünyaya
» Sadece Çiçek
» Hayattaki Seçimlerimiz
» Tercih
» Özel Bir Hediye
» Kar Taneleri
» Kararım(ız)
» Benim Yolum
» Umut
» Boş Sokak
» ÖSS Sabahı
» ÖSS-2
» Bir Günlük Mutluluk
» ÖSS

Yazar Hakkında

Türk Dil Kurumu’nun  internetteki sözlüğünde efsane, ‘ Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye, söylence olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca  mecaz anlamı da ‘ Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikâye vb.’ karşılıkları içermektedir. Şimdi böyle teknik bir bilginin ardından yaşanılan duruma bir göz atalım.

Demek ki ÖSS’nin de uygulama açısından bir tarihi olduğu düşünüldüğünde ve üzerinde oldukça fazla sayıda ‘efsaneler ‘ döndüğüne göre biz de en çok dile gelenleri sıralayalım dedik. Tabi buraya sığamayan efsaneleri de sizlerden beklemiyor değiliz!

Bir : ‘Bu sene soruları TÜBİTAK hazırlayacakmış, çok zor soruyorlar’!
Bunu söyleyen  arkadaşın her sene sınava girip, ÖSYM heyetinin hazırladığı sorulardan sıkılıp, soruların başka bir kurum tarafından hazırlanmasını beklediğini varsayabilir miyiz? Ya da tek yıl mı çift yıl mı ona bakılarak sınavın kolay ya da zor olabileceği tahminini yürütebilir miyiz? Ki eğer böyle ise bu bilgiler ne işime yarayacak???

İki : ‘Benim bir arkadaşım vardı hiç ders çalışmadı. Sene sonunda iki üç hafta ortadan kayboldu ve sınavda 250 ham puan yaptı.’
Benim hiç böyle arkadaşlarım olmadı Sayın Gençler. Öğrencilere sorduğumda onlar da bir arkadaşımın arkadaşı diye cevap veriyorlar. Kim tanışmak istemez ki bu genç arkadaşla !

Böyle ifadeleri özellikle sene sonuna doğru  veya sınavın yaklaştığı aylarda sıkça duyarız. Bu, bizim biraz daha destek almamız gerektiği anlamında dolaylı da olsa bir sinyaldir iyi değerlendirmek gerekir.

Ve diğerleri : ‘Bu sene okulu bir bitireyim, seneye daha iyi hazırlanırım’.
Okul biter ancak ders çalışmak konu açıklarını kapatmak bir türlü bitmez. Öğrenci unutmamalıdır ki ertelediği dersler en fazla 4-5 ay içerisinde karşısına bir dağ gibi dikilecektir. Bu efsanede Boğaziçi Üniversitesini isteyip ancak yerleşemeyen öğrencilerin parmağının olduğu rivayet edilir.‘Ya hafta içi ya da Boğaziçi Üniversitesi’ örneğinde olduğu gibi.

Özellikle sınava bir hafta kala medya tarafından da destekli kahvaltı haberleri var ki artık hepimiz gülüyoruz. ‘Sınav sabahı kahvaltıda ananas suyu içilmeli; yumurta, bal veya pekmez yenmelidir’ gibi öğrencinin belki hayatı boyunca yemediği içmediği gıdalar öneriliyor. ÖSYM’nin sınavda tuvalet izni vermesinde bu tür haberlerin etkisi ya da sonucu var mıdır acaba? Ayrıca sınav sabahı tatlı niyetine yenilen ya da yedirilen okunmuş şeker ve pirinçlerimizi unutmayalım.
 
‘Her gün 1000 soru çözüyormuş’ ya da ‘ Her gün en az 300 soru çözmek zorundasınız’. Bu tür kesin rakam içeren ifadeler beni çoğu zaman endişelendirmiştir. Sınava hazırlık sürecimde bu hikayeler beni de o kadar rahatsız ederdi ki sanki o sayıya ulaşamazsam kazanamayacağımı düşünürdüm. Nedir bizim bu skorlara olan düşkünlüğümüz! Kısaca yok böyle bir şey arkadaşlar.
 
‘ÖSS ‘yi bir kazanayım bütün kitapları yakacağım’ ,‘Bir kazanayım üniversiteyi 8 yılda bitireceğim’. Tabi ki ne isterseniz onu yapmakta özgürsünüz. Ancak çevreye ve kendinize zarar vermeden …

Bunun gibi oldukça fazla sayıda söylemleri kulak kabarttığınız her genç ortamda  duyabilirsiz. Aslında ÖSS, bu efsanelerin yanında doğal olarak size bize çaktırmadan da birçok konuda katkı sağlıyor. Türkiye’nin 5 il/ilçesini sayın deseler biliyoruz ki 1.Adana 2.Bursa 3.Ceyhan 4.Diyarbakır 5.Edirne .Ya da, okumadığımız yazar ve şairlerin isimleri sorulduğunda okumuş kadar yorum yapabiliyor ya da ilk eserleri hakkında bilgi sahibi olduğumuzu rahatlıkla  söyleyebiliyoruz. Bir ortama girmek, sohbete katılmak için bile kimlik kartı gibi ÖSS’ye hazırlanıyor olmak ya da girmiş olmak yeterli olabiliyor. Ne de olsa herkesin öyle ya da böyle bir deneyimi bulunuyor.

Hani ‘ Hayatımın geri kalanı bu sınava bağlı, nasıl olur?’ denildiği zamanlarda, ben de diyorum ki; ya hayatınızın şimdiye kadar geçip giden günleri !

Şimdi, Sayın Genç Arkadaşlar artık efsaneleri kitaplara gömme zamanıdır.

Kendi efsanenizi gerçekleştirmeniz dileği ile…

oznurt@kultur.k12.tr



Öznur TUFAN
Özel Kültür Lisesi
Rehber Öğretmen & Psikolojik Danışman
oznurt@kultur.k12.tr

Bu Sayfayı Yazdır

Eklenme Tarihi : 2007-12-14 21:35:01
Değişiklik Tarihi : 2007-12-17 15:26:42
Okunma Sayısı : 12025

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
İkü Bu sitedeki çalışmaların tümü İstanbul Kültür Üniversitesi'nin bilimsel desteği ile gerçekleştirilmektedir... Tasarım ve Programlama Ejder Bilişim