Başlığa bakıp da Türkiye’nin çok ciddi siyasi gündemi ile ilgili bir şeyler yazacağım konusunda -en azından şimdilik- umutlanmamalısınız.
Sınavın hemen ertesi saatleri ben de sizler gibi, olan bitene bakıyorum. Gazeteleri okuyorum, haberlere bakıyorum, en çok da gençlerin gözlerine bakıyorum…
İyice bakıldığında ne söylediği anlaşılan gözlere…
Tüm haberler içinden yine bildik manzaralar çıkarken ben nedense, sınav için kontrolleri yapan bir bayan polis memurunun öğrenciyle konuşmasına(!) takılıyorum. Görev, sorumluluk, empatik olma, heyecan, gelecek gibi kavramlardan oluşan cümleler dökülüyor dudaklarımdan. Bu haberin yanına bir de organize suçlarla mücadele ekiplerinin ‘‘ÖSS şebekesini’’ çökerttiği haberi ile günüm iyice şenleniyor. Yazı başlığını aklıma düşüren haber olması nedeniyle de özel bir haberdir! Haberde 50 bin dolara tıp, 40 bin dolara da mühendislik fakültelerini kazanma garantisi verildiğinden bahsediliyordu. Şebeke üyeleri bir başkasının yerine sınava girip onlar için üniversite ya da bölüm kazanmaya çalışıyormuş. Satılık mı bu gelecekler, gerçekten?
Önceki yazılarımdan da bildiğiniz gibi efsaneler konusunda hassas bir insanım. Sınavla ilgili olarak önceden söylenenlere inandığınız için ne kendinize kızın ne de bu tecrübenizi tercih döneminde ihmal edin. Bunu birçok öğrencinin yaşadığı küçük çapta öfkesine istinaden yazıyorum. Çünkü sınava girenleri rahatlatacağı düşünülen cümlelerin rehavetine kendini kaptıranlar şu anda ÖSYM başkanına teşekkürlerini iletiyor olabilirler. İşte bu tür cümleler yani ‘bu sene sınav çok kolay olacak ya da her şey çok güzel olacak’ kabülünden cümleler neye göre kime göre bağlamında değişir. Bu yüzden tekrar ediyorum, tercih döneminde bu tür ifadelere daha çok dikkat etmeniz gerekmektedir. Bir kişinin tecrübe ettiği durumu siz de aynı şekilde tecrübe edeceksiniz anlamına gelmez. Bu konuya ileride değinmeye çalışacağız.
Öyle ya da böyle sınav yapıldı ve bitti. Bitmemesi gereken ise öğrencinin kendisini sorgulamaya devam etmesi olacaktır. Hemen öyle yelkenleri suya indirmek yok. Ortada puanlarınız da yok. Son ana kadar, gerçekten ben elimden geleni yaptım demelisiniz.
Bekleyip göreceğiz ancak o zamana kadar dinlenmiş, hedefini az çok belirlemiş, alternatifler yaratarak da kendisine bir yol çizmiş sağlıklı bir düşünce yapısına ihtiyacınız olacak.
Herkese iyi dinlenmeler…