Merhaba Sevgili Gençler!
Bugün sizlerle paylaşmak istediğim önemli bir konu var: Karar verme veya karar verememe.
Hepimiz yaşam içinde küçük veya büyük kararlar alarak yaşamımıza yön veriyoruz. Bu aldığımız kararlar ya bizi mutlu ediyor ya da “keşke bu kararı almasaydım” dedirtiyor.
Karar verme süreci bazılarımız için kolay bazılarımız için bir güç bir durum olabilir. Etrafımıza dikkatli baktığımızda bazı arkadaşlarımız o kadar cesurdur ki; hayran kalırız kararlı davranışları karşısında; bazı arkadaşlarımızda bir o kadar kararsızdır, onlara da hayran kalabiliriz kendilerine gösterdikleri yüksek düzeydeki sabırdan dolayıJ
Kararsızlık yaşamanın nedenleri nelerdir diye düşündüğümüz de aklımıza gelen öncelikli faktörler şunlar olabilir:
- Risk alma kaygısı,
- Güvenli olan durumdan vazgeçememe,
- Kendini yeteri kadar iyi tanıyamama,
- İnançlar,
- İç çatışmalar,
- Önceki yaşam deneyimleri,
- Dış çevre etkisi,
- Hedefleri oluşturmada yetersizlik,
- Karar vermede güven duyulan kişi veya kişilerin desteğine duyulan ihtiyaç,
- Kendi veya süreç ile ilgili bilgi eksikliği,
- Bir şeye bağlı olmaktan, taahhütten kaçma,
- Başarısızlık korkusu,
Daha sayabileceğimiz birçok faktör olabilir, herkese göre bu durumlar değişebilir; ancak karar vermenin ne kadar zor olduğunu en iyi kararsızlar bilir sanırım!
Aslında yaşam demek karar vermek demek değil mi? Her gün otomatik olarak birçok karar alıyoruz.
Her Gün Yeni Bir Kararlar Zinciridir Aslında….
Kısacık bir günümüzü ele alalım; güne ilk başladığımız andan itibaren karar verme süreci başlıyor.
“Ne giysem, ne yesem, işe neyle gitsem, hangi derse girsem...”
Aldığımız karar bir başka olayın ana parçası oluverir bir anda, güne başlarken aldığımız bir karar günümüzün rengini de belirliyor aslında.
Alınan küçük kararların yaşamın bütünlüğü açısından etkisi çok hissedilir olmasa da bazı konular var ki orada alınacak karar tamamen yaşamsaldır…
Sizlerde gerek ÖSS aşamasında gerekse yaşamınızın diğer boyutlarında birçok karar vermek zorundasınız.
Özellikle meslek seçimi, üniversite seçimi gibi gelecekteki kariyeriniz için alacağınız kararlar bir bakıma yaşam biçiminize yön verecektir. Örneğin: Bir doktor olma isteği sonucu verilen karar sonunda; uzun ve yorucu bir eğitim yaşantısını, sabır ve özveri gerektiren bir yaşamı, prestijli bir mesleği, yorucu nöbetle geçen geceleri, sosyal yapı içinde etkin bir statü gibi birçok durumu da seçilmiş olur.
Alacağımız karar ne kadar yaşamsal ise onun için harcadığımız emek ve üzerinde düşündüğümüz süre de bir o kadar fazla olacaktır. Hızlı ve doğru karar alabilmek hepimizin hayali ise de hepimiz zaman zaman yaşarız kararsızlığın hakim olduğu anları. Peki nasıl aşılır bu kararsızlık süreci? Nelere dikkat etmek lazım? Kararsızlığı ortadan kaldıracak; matematikteki gibi problem çözücü formülleri var mıdır? Keşke olsaJ ancak çok kolay olmasa da bazı ana noktalara dikkat ederek en azından kendi farkındalığımıza vararak bu sancılı dönemleri daha sakin geçirebiliriz.
- Öncelikle her kararın bir “risk” içerdiğini asla unutmamak lazım.
Her seçim bir başka şeyden vazgeçiştir aslında...Bir seçim yaparken nelerden vazgeçtiğimizi ve neleri kabul ettiğimizi çok net görebilmeliyiz.
- Kararsızlık yaşanılan konu veya olay ile ilgili amacınızın, beklentinizin veya hedefinizin ne olduğunu yazılara dökün. Yazmak duygu ve düşüncelerin kağıda dökülmesi, içsel keşif için her zaman çok yararlıdır.
- Karar vermeni zorlaştıran bilgi eksikliğin varsa bunu tespit et ve bilgi eksikliğini giderme yollarını bul.
- Her zaman ana amacının yanında alternatiflerin olsun.
- Her bir alternatifini iyi değerlendir. Olumlu ve olumsuz yönlerini objektif biçimde ortaya koy.
- Her alternatifin getireceği riski de tahmin etmeye çalış.
- Senin için en uygun olan seçeneğin hangisi olduğunu tespit et.
- Seçiminin gereklerini uygula.
- Asla verdiğin karardan geri dönme.
En kötü karar bile kararsızlıktan daha iyidirJ