Değerli adaylar, biliyoruz ki sınava yakın bir zaman kala sadece sınav anı değil, sınav sonrasında da neler olacağı akla gelir. Cevap bekleyen onlarca sorunun temelleri atılır. Doğal olarak bu, zaten toplanmayan dikkatin iyice dağılması anlamına da gelebilir. Gelecekle ilgili meraklarınızın, heyecanlarınızın hatta kaygılarınızın olması günümüz koşullarında oldukça normal. Bu dönemde kafanızdan geçenler, sizin ne için çalıştığınız gerçeğinin önüne geçecek kadar da sizi meşgul etmemelidir.
Son zamanlarda doğru tercihe gelen soruların büyük bir çoğunluğunu tercih dönemi ile ilgili sorular oluşturmaya başladı.‘Nasıl iyi bir tercih listesi oluşturmalıyım ’dan tutun, ‘devlet üniversitesi mi vakıf üniversitesi mi’,’‘ek kontenjan dönemi nedir, kimler başvurabilir’e kadar uzanan geniş bir yelpazedeki sorularınıza cevap bulmaya çalışıyoruz. Eğer siteyi iyi takip edenlerdenseniz aslında tercih dönemi ile ilgili yazılarımıza da yer vereceğimizi tahmin edersiniz.
Ancak ben o zamana kadar, hep söylediğim gibi çalışmalarınıza odaklanmanın önemine inanan biriyim. Çünkü gözlemlediğim kadarıyla birçok aday sanki sınav yarın yapılacakmış gibi evde oturup zamanın geçmesini beklemekte ya da uzun zamandır sordukları soruların cevapları ile ancak ilgilenebilmektedirler. Kimi adaylar da bu saatten sonra ne olacak çalışırsam gibi düşüncelerden kendini kurtarmaya çalışırken bile zaman kaybetmektedirler. Bir de gündemi takip etmekten, gelecek seneki bölümler ve puanlar ile ilgili kişisel efsaneler yaratmaktan yorgun düşüp, yarın daha iyi çalışırım diye kendisini akşam rahat uyutmaya çalışan adaylar da var…Bunun yerine kalan sürenizi en verimli bir şekilde değerlendirmeye, zamanınızı iyi şekilde yönetmeye çalışmalısınız. İyi bir zaman planlaması ile oldukça fazla yol kat edebilirsiniz, buna inanmalısınız.
Dikkat ederseniz iyi olur: Son güne kadar kendinizi hayal ettiğiniz başarı için motive etmeye çalışın. Son zamanlarda sayıları artacak ancak niteliği azalacak ortam ve konuşmalardan kendinizi uzak tutmaya çalışın. Az ama öz bilgi kaynağınız olsun. Sıkıldığınızda dışarı çıkın, baharı koklayın, ıslık çalın, kendi müziğinizi dinleyin. Rahatlamak için ağlamanız mı gerekiyor durmayın. Yürüyüş yapın, etrafa bir bakın, insanlara, çocuklara… Yapabiliyorsanız binin bir vapura boğazda bir tur atın, simite yine zam gelmeden martıları da ihmal etmeyin. Bankta oturup bir karikatür dergisi okumak da eğlenceli olabilir, denenebilir.
Siz, bu yoğun günlerinizde kendinizi nasıl daha rahat hissederseniz öyle davranın. Sınava hazırlanıyorsunuz diye hayatı da ıskalayacak değilsiniz herhalde…
Yakında görüşmek üzere…