Aslında bu yazıya şöyle bir başlıkla başlayacaktım: ‘‘Kurban Olayım ÖSS’ye”. Neden bu başlığı seçtiğimi/seçemediğimi tahmin ettiğinizi umuyorum.”Bayram gelmiş neyime kan damlar yüreğime” şeklinde geçen bir bayramdan dolayı kendimi bu başlık altında bir yazı yazmaya razı edemedim. Yeni yıl göndermeli bir yazı ortaya çıktı sonunda.
Ancak o kadar düşünmenin hatırına da “bir iki kelam etmek” de sakınca görmedim genç arkadaşlar. Nedense bir anda “Kurban Olma” ile “Adama, Adanma” eylemleri arasında kafamda bir sürü düşünce belirdi. Malum buradaki var oluş sebebimiz itibariyle bu konuyu ÖSS ile ilişkilendirmek gerek.
Ne yazık ki ÖSS sonucuna göre bir programa yerleşmek için birçok öğrencinin kendisini adeta sınava adadığını görmekteyiz. Burada kastetmeye çalıştığım konu sadece ders çalışmak değil, bunun ötesinde ve daha fazlasını içeren bir durumun yaratılmasıdır. Sizler ne demek istendiğimi gayet iyi anladınız.
Şimdi bırakalım tatilde çözülemeyen soruları, çalışılamayan konuları, pazartesi olduğu halde başlanılmayan rejimleri ve de çok çalışan arkadaşların çözmüş olduğu soruları; biz yediğimiz çikolataların tadı damağımızda bitirelim bu yılı.
2007 yılından kafamızda bitirilmemiş işler kalmamalı. Gerçekten bazı eksikliklerimiz de olabilir olsun sakıncası yok bence. Eğer bu kafanızdaki iş, güç, karar, plan her ne ise size ayak bağı olmamalı, kafanızdaki bu düşünceler size sürekli kendilerini hatırlatarak, sizi kendinize karşı sorgulatmamalıdır. Her şeyin tam olmasını bekleyerek de ayrıca bir performans kaygısının kollarına kendinizi bırakmamalısınız. (Çok mu öğüt verici bir dili var bu yazının! Peki şimdilik öyle olsun, bakın silmiyorum bile).
2008’de sınava girecek öğrenciler bu günlerde hangi konuları konuşuyor dersiniz :
- Yeni yıla ders çalışarak gireceğim.
- Sınava … ay kaldı.
- Konular yetişecek mi?
- Puanlarım hala yükselmiyor.
- Çalışmak için çok mu geç ? Seneye mi sınava girsem!
- Herkes sınavı konuşur oldu, yeni yıl geçsin şimdiden heyecana gerek yok! vb. Bu konuşmaların ay ay değişebileceğini de unutmayın derim.
Neden bunları yazdım? Çünkü büyük bir çoğunluk bunları düşünüyor ve size de yaşatıyor zaten. Var olan duruma herkesin baktığından farklı bakmak sizi eğlenceli, yaratıcı ve ayrıca farklı kılabilir. Sizler tepe taklak, farklı bir dille aynı konuya yaklaşmaya çalışır iseniz yaşanılan “an” size daha keyifli gelecektir. Tıkayın kalaklarınızı bu konuşmalara kendi dilinizi oluşturun.
2008 yılına yapamadığınız işleri düşünerek değil özellikle yapacağınız, yapmak istediğiniz çalışmaları düşünerek girin, bunun sizi ne kadar motive edeceğini kendinize hatırlatın. Astronot mu olmak istiyorsunuz olun lütfen! En başarılı genetikçi mi olmak istiyorsunuz, beklemeyin o zaman. Düşünün, hedeflerinizi parçalara bölün ve adım adım merdiven çıkar gibi bir oyayı ince ince işler gibi o konunun üzerine gidin.
Uzun zamandır görmek istediğiniz ve kalbinizin ritmini değiştiren bir arkadaşınızı karşıladığınız gibi, eve yeni gelen bir üye gibi, sizi gülümseten bir şaka gibi, içinde heyecanlar, sürprizler, mutluluk gözyaşları, bitmeyecek umutların olduğu kocaman bir sepeti açar gibi karşılayın yeni yılı, ona hoş geldin deyin.
Bu nedenle hayatınızın küçük bir diliminde yer alacak durumu bütüne mal ederek manzarayı bulanıklaştırmayın. Adı Öğrenci Seçme Sınavı olan süreci de yeni yılı karşıladığınız gibi karşılayın, ağırlayın onu, yok saymayın ancak gözünüzde de büyütmeyin. Kendinize yakışır bir şekilde elinizden gelini yapın ve buna inanın. Kendinize yeni bir yıl armağan edin.
Hayallerin gerçekleşeceği yepyeni bir yıl olması dileği ile…