Doğru Tercih Logo
Özel Arama
ÖSS Alan Haritası

GIDA MÜHENDİSİ AŞÇI DEĞİLDİR !!!

Mehmet Onur Yüncüoğlu

Sayfayı Yazdır | Bildir.net 'e Ekle | Facebook'a Ekle

Yazarın Önceki Yazıları

» GIDA MÜHENDİSİ AŞÇI DEĞİLDİR !!!
» “ÖSS KALKACAK” MI ACABA ???
» Yerlerde Gezen Hatıralar

Doğru Tercih Yazarlarının Önceki Yazıları

» İş Dünyası Hangi Mezunları İşe Alıyor?
» 145 ile 165 Şans Mı?
» Kısa Bir Mola
» Netler Azaldı Taban Puanlar Düşecek
» Organize İşler
» Bir Sınav Daha Bitti
» 2008 ÖSS Sorularının Yorumu
» Sınav Anında Nelere Dikkat Etmeliyiz
» Çocuklar İnanın
» Beklenen Zaman Geldi
» Sınav Sırasında İzlenecek Strateji
» ÖSS Öncesi Son Taktikler
» Sınav Yaklaşırken
» Meslek Tercihi Profili Araştırması
» 2007 ÖSS SAY-2 Türkiye 1.si İle Röportaj
» Değişen Bir Şey Yok
» Her Son Yeni Bir Başlangıçtır
» Sınav Kaygısı
» Benden Birşey Olmaz Diyenler İçin
» Sınava Hazırlıkta Uyku

Doğru Tercih Café Yazarlarının Önceki Yazıları

» Hayattaki Seçimlerimiz
» Tercih
» Özel Bir Hediye
» Kar Taneleri
» Kararım(ız)
» Benim Yolum
» Umut
» Boş Sokak
» ÖSS Sabahı
» ÖSS-2
» Bir Günlük Mutluluk
» ÖSS
» Geceleri Yaşamak
» Düşünün
» Özgür Bırakın Martıları
» Dubai`nin Sırrı Ne?
» Anlayın Bizi
» Büyümenin Anlamı
» Aşkın Zamanı
» "Güven Bana"
 

Uzun bir aradan sonra nihayet meslek seçiminde faydası olabileceğini düşündüğüm bir konuyla karşınızdayım. Bugüne kadar onlarca, belki yüzlerce meslek seçimi, kariyer ve benzeri konularda yazı okumuş olabilirsiniz. Ancak iddia ediyorum ki bu geniş konuya birkaç mesleklik ufak örneklemden girse de, bakış açısı ve genellemeleri açısından aşağıdaki kadar protest olanını okumamışsınızdır…

Aslında bu yazımda okuyacaklarınızı ben söylemiyorum, eşim söylüyor. Yani bir nevi röportaj diyelim. Kendisi 26 yaşında ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünden mezun. Üniversite sınav sisteminin yıllar içindeki değişimlerinden önceki yazımda kısaca bahsetmiştim; bu değişim yıllarından olan 1999 senesinde, ilk girişinde yerleştiği (ve aslında ne olduğunu, insanların soruları üzerine öğrendiği) bölümü hakkında söyleyecek çok sözü var eşimin. Her ne kadar onun ağzından dinlemek gibi olmasa da, yine de elimden geldiğince olduğu gibi aktarmaya çalışacağım sizlere. İşte eşim ITIR’dan gıda ve ilgili meslekler üzerine inciler…

********************************************

Hayırlı Olsun Tepkileri

Tıp veya konservatuar okuma isteğimin ailem tarafından engellenmesi üzerine, Türkiye’nin en yüksek puanla alan gıda mühendisliği’ne girdiğimi duyan 100 kişiden 80’inin tepkileri:

1- “İnsanlar yaşadıkça yiyecekler, bu sektör ölmez!”

2- “Ayyy, çok iyi ya, Avrupa Birliği’ne gireceğiz ya, çok önemli bu meslek vallahi!”

3-“Bizim Hasan Abi vardı, hemşeri, onun da kızı geçen sene Hacettepe’ye girdi, çok memnun valla”

4-“Geçen haberlerde dinledim, artık gıdayla ilgili iş yapan herkes gıda mühendisi bulundurmak zorundaymış! İş alanı var yani, şanslısın.”

5- “Bayan için çok güzel bir seçim!”

6- “Bir doktor olsa daha iyi değil miydi???”

 

Bu liste bööööyle uzaaaar gider. Bu beyanatlara numara verdim, çünkü şimdi onları yorumlayacağım:

Bir numaradaki şahsın dediği gibi bu sektör ölmez mantığıyla hareket edersek, cenaze levazımatçılığı ve umumi tuvalet işletmeciliği de gayet iyi meslekler. Hatta Allah korusun dünyadaki son insan kalan son ekmeği yediğinde gıda sektörü biter ama ölmeden tuvalete gidecektir. Daha bile iyi seçenekler yani!

İkinci yorumu yapan şahsın hayal gücüne ve saflığına hayranım. Bu açıklamasının üstünden geçen dokuz yıla ve Türkiye’nin AB konusunda aldığı bir pirinç boyu yola baktığımızda hala bu kadar ümitli mi çok merak ediyorum (Lafın doğrusu “Bir arpa boyu yol almak” olsa da ben pirinç fiyatındaki artışa da gönderme yaptım, ne de olsa gıdacıyız!).

Gelelim Hasan Abi’nin kızına. Bir insanın okuduğu bölümden memnun olması ne demektir? Restoran, otel, terzi ya da kuaförden mi bahsediyoruz ki bir memnuniyet olsun? Acaba Hacettepe Üniversitesi’nde bu bölümü okuyanlara yılda bir kez ücretsiz check-up, ayda bir SPA masajı veya Ramazan yardımı falan mı yapıyorlar? Hem bir kişinin çok memnun olması diğerlerinin de orada okumaktan çok mutlu olacağı anlamına gelir mi?

Gıdayla ilgili tüm işletmelerin gıda mühendisi bulundurmasına gelince, kaç kişi köşedeki kasapta ya da öğrenci-memur mekânı “Simit Sarayı” zincirlerinde takım elbisesiyle veya beyaz önlüğüyle ortada gezen bir gıda mühendisi gördü ki? Görüp de söylemeyen Gıda Mühendisi olsun! Bak çok büyük yemin verdim! Adamlar daha üretim izni olmadan merdiven altı diye tabir edilen üretimle bize neler neler yediriyorlar, sen mühendisten bahsediyorsun.

Şu ana kadarkiler az çok bu mesleği tanıyanların görüşleriydi. Son iki maddenin ise gıda mühendisliği hakkında en ufak bir fikri olmadığı gün gibi aşikâr. Sondan ikinci kişinin bu lafı söylerken muhtemelen karnı açtı. Bölümün adını duyunca içinden şöyle dedi: “Anaaaa bu ne ki şimdi? Gıda dedi, demek ki yemek var bu işte, e kadın kısmı başka şey okuyup da ne olacak, zaten yemek yapacak ileride kocasına çocuğuna, iyi olmuş bunu seçtiği!”

Son açıklamayla dalga geçmeyeceğim, okuma yazması olmayan babaannemin tepkisiydi o. İlk duyduğumda zoruma gitmişti, kadının polis, avukat doktor ve öğretmenden başka meslek bildiği yok ki, ne diyecek. Ama belki de tıp okumak istediğimi bilerek ya da hissederek söylemişti bunu. Belki de çok haklıydı…

Açıkça görülüyordu ki kafalarda soru işaretiydi bu meslek. İş yorum yapmaya gelince de ağzı olan konuşuyordu. Hadi onlar neyse de, okula başlayınca hazırlık sınıfında diğer bölümlerden insanların “Oooo, siz güzel yemek yaparsınız artık, bir gün davet edersiniz bizi” laflarına ne demeli? ETMEYİZ KARDEŞİM, davet falan etmeyiz, yemek falan da yapmayız, ÇÜNKÜ BİZ AŞÇI DEĞİLİZ! Bırak yemek yapmayı, o bölümü bitirene kadar yemek bile yenemiyor, 54 kilodan 46 kiloya düştüm ben.. 

Peki nedir bu Gıda Mühendisliği ?

İşte bu noktada isyan başlar. Öğrenelim ve öğretelim artık şu mesleği o zaman. İnternet sayesinde ilgilenenler için edinmesi hiç de zor olmayan bilgileri bizzat ben de vereyim burada, kaynak:

 http://www.food.sakarya.edu.tr/GidaMuhNedir.html 

Gıda Mühendisliği, fiziksel, kimyasal ve biyolojik bilimlerin, gıdaların işlenmesinde, saklanmasında, taşınmasında, yeni gıdaların üretilmesinde ve geliştirilmesinde uygulama alanı bulduğu bir mühendislik dalıdır. Gıda kimyası, biyokimya, enzim bilimi, gıda mikrobiyolojisi, kalite kontrolü vb. konularla ilgilidir
 

Gıda Mühendisinin temel görevleri;

  1. Besin değeri yüksek, sağlıklı, güvenli besin üretmek,

2.       Gıda işlemede biyokimyasal, teknolojik ve ekonomik değerlendirmeleri yaparak yeni işleme teknikleri geliştirmek,

3.       Gıda kaynak savurganlığını önlemek,

  1. Gıda atıklardan yeni gıdalar üretmek,
  2. Hammaddeden çok yönlü yararlanma ve böylece gıda çeşitliliğini arttırmak.
  3. Gıdaların standartlara uygun verimli işlenmesini, korunmasını ve depolanmasını planlamak,
  4. Üretimde çıkabilecek sorunları gidermek,
  5. En az maliyetle en iyi ürünün üretilmesi konusunda çalışmalar yapmak,.
  6. Hammaddeden tüketiciye tüm aşamaları denetlemektir.

 

        Gıda Mühendisliği`nin temel amaçlarından biri de; ülkemizde tarımsal üretime paralel olarak gelişen gıda endüstrisinin gereksinim duyduğu teknik elemanların yetiştirilmesidir.

       Özellikle son yıllarda Gıda Mühendisliğinin gösterdiği büyük atılımla günümüzde pek çok işletmede ve devlet sektöründe mezunlarımız rahatlıkla iş bulabilmekte ve yükselebilmektedir. (
Allah Allah, demek ki Sakarya Üniversitesi’nden mezun olmak lazımmış, biz yanlış yaptık, tüh!)  Mezunlarımız gıda sanayinin araştırma-geliştirme, üretim, kalite güvence, pazarlama, ithalat ve ihracat alanlarında mühendis ve yönetici olarak görev yapmaktadır.(Oldu canım, hemen de yönetici yaparlar zaten!)

 

Şimdi de tercih ederken dikkat edilecek ve benim etmediğim noktalar; kaynak:

 

http://food-eng.blogspot.com/2007/05/gda-mhendislii-nedir.html

http://www.kademe.com.tr/meslekler18.asp

 

“Gıda mühendisliğine girmek isteyenlerin normalin üstünde bir genel akademik yeteneğe sahip; matematik, biyoloji, fizik ve özellikle kimya ve ekonomi ile ilgili olması gerekir. Gıda mühendisliği disiplinler arası bir yapı gösterdiğinden bu bölümü tercih eden kişilerin okumayı seven, araştırmaya yönelik, sürekli çalışmayı göze alabilecek ve yenilikleri izleyebilecek bir yapıda olmaları ve olumlu insan ilişkileri kurabilmeleri beklenir.

 Birinci sınıfta öğrettiler: FOOD ENGINEERING IS AN APPLIED SCIENCE. Yukarıdaki “disiplinler arası”ndan kastedilen budur. Yani adı geçen temel bilim dallarının üzerine kurulmuş, onların yoğun olarak kullanıldığı, hepsinin önemli olduğu, ortaya karışık yanardönerli meyve tabağı gibi bir şey. “Araştırmaya yönelik” demek laboratuar, kütüphane ve bilgisayarda canın çıkacak demek. “Olumlu insan ilişkileri”ne ise hiç gerek yok, hatta bende olduğu gibi geri tepebilir, zira adı geçen mekânlarda genelde yalnız ve sessiz çalışılır, insan ilişkisini ne yapacaksın, fazla insan ilişkisi kurunca bitmez o deneyler.

İstihdam Alanları: Kamu sektöründe Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Türk Standartları Enstitüsü ve belediyelerde çalışabilirler. Özel sektörde gıdayla ilgili işletmelerde, proje mühendisi, işletme mühendisi, yatırım uzmanı, danışman ve kalite uzmanı olarak görev alabilirler.

Benzer Meslekler: Kimya Mühendisi, Ziraat Mühendisi

Eğitim: Mesleğin temel eğitim süresi 4 yıldır (Hazırlıkla 5 yıl, kalırsan çok yıl)

Okutulan dersler; matematik, fizik, kimya, gıda mühendisliğine giriş, teknik resim, bilgisayar ve programlamaya giriş, madde ve enerji dengesi, gıda mühendisliğinin temel işlemleri, gıda mikrobiyolojisi, gıda kimyası, gıda işleme, gıda mühendisliği matematiği, gıda işleme laboratuarı, kimya mühendisliği ekonomisi, uygulamalı kinetik ve gıda mühendisliği, fabrika tasarımı gibi dersler okutulur. Besin işletmelerinde staj yaptırılır.

Yaa… işte böyle, gıda mühendisinin ne olduğunu öğrendik. Aşçılık benzetmelerinden bahsetmiştim. Peki ya diyestisyenlikle karıştırılmasına ne demeli? Yine bir gıda mühendisiyle karşılaşan yurdum insana kulak verelim:

“Ya şu büyük şekilsiz çilekler hormonluymuş, doğru mu?” (Ne bileyim, ben mi ektim tarlaya?)

“Yapay tatlandırıcılar zararlıymış diye duydum” (Adı üstünde yapay, sen doğal olanını, mesela mis gibi şeker pancarını al, kullan şeker niyetine)

“Ben artık markette bakıyorum, üstünde E ile başlayan madde olan hiçbir şeyi almıyorum, kanserojen onlar” (Yalan, hem de kuyruklu, o zaman sadece gezmeye gidiyorsun sen markete, çünkü bu yaklaşımla ancak elin boş çıkarsın. Ayrıca tatilde kömür gibi yan, cep telefonu-bilgisayardan radyasyonu al, sigarayı iç, yağları-etleri ye, kanser olunca da suçu gıda katkılarına at !)

“Hazır çorbalar zararlı, ben hiç yemem onlardan” (köşe başındaki büfede yarım ekmek et döner ve açık ayranı 2 YTL’ ye yiyen birinin konuşması. Üzerindeki tüm kalite kontrol ifadelerine rağmen hazır çorba kullanmayan, ama o fiyata yediği döner ve ayranın, hazırlayan ustanın hijyen ve kalitesinden emin olan insan tipi)

“Sen mühendissin bilirsin, lahana çorbası ve limonlu suyuyla kilo veriliyor mu? Benim biraz fazlam var da” (Evet ben mühendisim ya, her şeyi bilirim. Cengiz Han’ın hobileri, kutup ayılarının kalp kapakçıkları, Paraguay ekonomisi ve Jüpiter’deki emlak fiyatları hakkında da takıldığın noktalar varsa çekinme, sor yani)

 

Aşçılık nedir?

Aşçılık besinlerin çeşitli yöntemlerle yemeye hazır duruma getirilmesine denir. Aşçı ise, doğru malzemeyi doğru yöntemle işleyerek gerçek lezzetleri yakalayıp güzel yemek yapabilen kişidir.

Diyetisyen Kimdir?

Diyetisyen,

·         Büyüme, gelişme ve ömür boyu tüm bireylerin sağlığının korunması ve yaşam kalitesinin arttırılması için bireysel ve toplu beslenmenin plân ve programlarını düzenleyen;

·         Besin öğesi, besin ve beslenmeden kaynaklanan sağlık sorunlarını araştıran, çözüm bulan;

·         Bu konularda fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik olarak sağlıklı yaşam biçimlerinin benimsenmesi amacıyla bireyi ve toplumu bilgilendiren,

·         Tıbbî ve cerrahî tedavilere uygun, doğal ve tedavi edici besinlerin bileşimlerine göre diyet programı plânlayan kişidir.

 

ITIR’dan Son Söz

Tanımlardan da anlaşıldığı gibi gıda mühendisi ne aşçı ne de diyetisyendir. Hatta makine mühendisliğine aşçılık veya diyetisyenlikten daha yakındır. Fizik-Kimya-Matematik ve Biyoloji’nin eşit öneme sahip olduğu tek mühendislik dalıdır. Ancak her başarılı sayısal öğrenci de çok sevecek diye bir kural yok. Mesleğin başka şeylere benzetilmesinden duyduğum rahatsızlık, benzetilen alanları küçümsediğim anlamına gelmez. Bir gıda mühendisi olarak bölüm hakkında söylediklerim de bu mesleği önemsiz olduğu anlamına gelmez, aksine gayet önemlidir. Günümüzde marketlerde gördüğünüz gıda çeşitliliği ve her gün çıkan yeni ürünler gıda mühendisleri sayesindedir.

 

Yazardan Son Söz

Siz siz olun, sevgili eşimin durumuna düşmemek için seçiminizi iyi yapın. Sorun, öğrenin, araştırın, tanıyın. Bu sizin hayatınız! Madem sistem bu, siz de onu lehinize kullanın ve hayatınızı doğru yönlendirin. Tercihinizi doğru yapın, DOĞRU TERCİH yapın. Görüşmek dileğiyle…



Mehmet Onur Yüncüoğlu


mehmetonur@yahoo.com

Bu Sayfayı Yazdır

Eklenme Tarihi : 2008-05-09 08:58:36
Değişiklik Tarihi : 2008-05-09 08:58:36
Okunma Sayısı : 5013
 ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
İkü Bu sitedeki çalışmaların tümü İstanbul Kültür Üniversitesi'nin bilimsel desteği ile gerçekleştirilmektedir... Tasarım ve Programlama Ejder Bilişim