Yeryüzünde var olan her canlı önce doğar, sonra büyür ve de ölür. Hayat böyle bir döngüden ibarettir. Dünya döndükçe, bu çark da bu şekilde sürmeye devam edecek işte. Bazen kulağa ne kadar ürkütücü gelir değil mi “büyümek” kelimesi?
Bizle birlikte çevremizde gelişen bütün olaylar da değişir; sanki onlar da büyür. En kötüsü de bazen bazı şeylerin büyümesini istemeyiz, durdurmak isteriz de; yapamayız ne yazık ki. Korkarız işlerin bazen boyumuzu aşmasından bence.
Aslında iş hayatında büyümeyi ele alırsak; ticari açıdan olması gerekendir de işler büyüyünce hayaller de büyür, hırslar da büyür, paranın çok olduğu yerde ters orantılı bir şekilde gelişir ilişkiler.
İnsanoğlunun fiziksel büyümesine bakacak olursak; 18 yaşına gelene kadar en çok arzu edilendir “büyümek”. 18’den sonra yıllar öyle çabuk ilerler ki, durdurmak istersin zamanı; en acısı ise büyümenin zorluğunu görmektir.
Gerçeklerin farkına varırsın yani büyümek yorar insanı; sorumluluklar arttıkça herşey o kadar ağır gelmeye başlar ki, taşıyıcı bir kolon isteriz desteklesin ki yıkılmayalım en ufak bir depremde. Hayatımızda da depremler gerçekleşir farkına varmadan. Ne göçükler altında kalırız da, çıkmayı başarırız yine de; çünkü büyüdük ve tek başına kalkabilmeliyiz zorlukların altından.
Küçükken ne rahattır değil mi hayat? Sizin adınıza karar veren aileniz, sizi eğitmekle yükümlü öğretmeniniz ve sizden tek çıkarı oyun oynamak olan arkadaşınız. Bu kadar basittir herşey. Hiçbir karmaşaya, ufak hesaplara, oyunlara, kıskançlıklara, iç çatışmalarına yer yoktur. Düşünecek o kadar az şey vardır ki; kafanı yastığa koymadan bile uyursun mışıl mışıl.
Büyüdüğünü anlamaya başladığın, artık yetişkinim dediğin an ise; çevrende kayıplar vermeye başlarsın, ölüm haberleri çoğalır, çevren değişmeye başlar, gerçek dostluk kurmakta zorlanırsın, herkes yuva kurma telaşı içine girer ve öylece seyredersin olup bitenleri. Önce bir anlam veremezsin, şaşırırsın yaşananlara ama; mecburen alışırsın sonuçta sende yetişkin olmuşsundur.
Hayatı ciddiye almakla başlar. Eskiden gülüp geçeceğin olaylara, sırtını döneceğin konulara ve önemsemeyeceğin tüm hayat üstüne doğru gelir, sonunda pes ettirir. Kendini durup dururken ağlarken de bulabilirsin kimi zaman. Bazı günler ise, kaçıp gitmek gelir içinden bilinmeyene doğru...
Her ne olursa olsun büyümek güzeldir. Önemli olan da güzel taraflarını görebilmek, tadını çıkarabilmektir zaten. Bunu başarabildiğiniz zaman, işlem tamamlanmış demektir. Büyümenin ne anlama geldiği sizin içinizde saklı; onu ortaya çıkaracak olan da sizsiniz.
Dedikleri gibi; büyüklük hep bizde kalsın, söz büyüğün olsun ve bu erdemi en iyi şekilde taşımak dileklerimle. Gerisi size kalmış tabi; büyükler bilir doğrusunu!!!