“ Lise son sınıf öğrencisiyim, 15 tatil kavramı bu yıl ki kadar anlamsız gelmemişti bana,
Okuldan ayrılırken öğretmenlerim her dersten 100 soru olmak üzere 1000’e yakın soru ile uğurladılar beni. Dershanem başladı cumartesi günü; hızlandırma programının 2.si olacakmış, 2 hafta boyunca her gün dershanede olacakmışız…
İyi tatiller mi dediniz bana J
Bu bir tatil mi sizce… ”
ÖSS hazırlık öğrencisi…
Siz lise sonda eğitim gören ve 2008-ÖSS için günler sayan değerli öğrencilerimiz 15 tatil kavramı bu sene sizin için biraz daha farklı bir anlam ifade ediyor. Şimdi sizler karnelerinizi aldınız ve yoğun bir dershane temposuna başladınız. Dershanede hızlandırma programları ile ÖSS hazırlık sürecinin büyük bir bölümünü tamamlamış olacaksınız. Zamanın ne kadar çabuk geçtiğinin bir kez daha farkına varmış olmalısınız...2.dönem başlamadan sizlerin bazı değerlendirmeleri yapması gerektiğini düşünüyorum...
Biraz mola verelim ve aşağıdaki sorulara objektif yanıtlar vermeye çalışalım.
Şu aşamada bazı sorulara yanıt aramamız gerekmektedir;
- Hedefin neydi; hedefine ulaşma yolunda neredesin?
- Ağustosta başladığın aktif hazırlık döneminin 1.aşaması verimlimiydi?
- Şu ana kadar girdiğin ÖSS deneme sınavlarında dersler bazında ortalaman nedir?
- Bir tercih çalışması yapsan; aldığın ÖSS ortalamaları ile yazabildiğin bölümler hangileridir?
- Eksik konularını biliyor musun? Ya da onları görmezden gelip en iyi olduğun ve en sevdiğin derslere mi çalışıyorsun?
- Sınavlarda hangi testten başlayacağın, bir teste ne kadar süre ayıracağın gibi sınav stratejilerini oluşturdun mu?
- Zamanı etkin kullanabiliyor musun?
- Çalışmaların bir plan dahilinde mi gidiyor yoksa o gün canın ne çalışmak isterse onu mu yapıyorsun?
- Soru çözümlerinde zaman kavramını kazandın mı yoksa hala 25 soru için 1,5 saat mi harcıyorsun?
Bu sorular daha da artabilir birkaç sayfaya sığmayabilir...Belkide en temel olduğunu düşündüğüm bu sorulara cevap vermen değerlendirme yapabilmek için yeterli olacaktır.
Evet belki de sıkıldın bu sorular karşısında ya da birçoğuna olumlu yanıtlar verdin. Bu değerlendirmeyi yapmanı istememdeki amaç, biraz soluklanıp “Ben nerdeyim ve ne yapıyorum” sorularına yanıt aramandır. Ülkemizdeki yükseköğretim kazanma mücadelesi çok kolay bir yola sahip değil...Ancak ben inanıyorum ki, düzenli çalışan, sınav tekniğini, test tekniğini öğrenen, gerçekten isteyen ve inanan öğrenciler başarıyı elde ediyorlar. Bu başarının sihirli kelimesi ise İç Disiplin...
İç Disiplini sağlamak kolay değildir, ama imkansız da değildir!
- İç Disiplin ile sorumluluk kardeştir ve hep yan yana gezer.
- İç Disiplin yapılması zorunlu olanlar ile yapmak istediklerimiz arasındaki dengedir.
- İç Disiplin zamanın bizi yönetmesi değil, bizim zamanı yönetmemizdir.
- İç Disiplin hayatı programlayabilmedir. Ancak bu yaşanır ve uygulanabilir olmalıdır. Böyle bir program yapılması gerekenleri sadece çizelgeye dökmek değildir....
- İç Disiplin geçmişin pişmanlıkları ve geleceğin kaygıları adı verilen iki virüsü hayat dosyalarımızdan temizlemeyi öğrenmemizdir.
- İç Disiplin başarı yolundaki tüm engelleri görebilme ve onlara “hayır” diyebilmedir.
- İç Disiplin başkalarının başarıları ile değil kendi başarımız ve performansımızla yarışmamızdır...
Bu söylediklerim çok da kolay, uygulanabilecek şeyler gibi gelmeyebilir size, ama tüm başarılı insanların başarı basamaklarını çıkarken bu formülleri kullandığını unutmayın. Onlar başarılı olduğu için bunları yapmadılar, bunları yaptıkları için başarılı oldular!
Uygulama kolaylığını sağlayacak şifre ise İSTEMEK ve İNANMAK!